Dijital Dönüşüm

  • Dijital Dönüşüm
  • Ağ Görüntüleme
  • ERP Hizmetleri
  • B2B Uygulamaları
  • Bilgi Teknolojileri
  • Siber Güvenlik
  • Dijital Pazarlama

Sanayileşmiş ülkelerde, sanayileşme değeri yaratılması şu an sanayileşmenin dördüncü aşaması olan Endüstri 4.0 olarak adlandırılan gelişme ile şekillenmektedir. Bu gelişme, 1970’lerin başında başlayan ve üretimde yüksek düzeyde bir otomasyon gerçekleştirmek için elektronik ve bilgi teknolojilerine dayanan üçüncü endüstriyel devrimi izlemektedir. Endüstri 4.0, dijital dönüşüm dinamiklerinden yola çıkarak geleceğin akıllı üretim ekonomisini ortaya koymaktadır. Geleceğin dünyasında küresel rekabette önde olmak isteyen işletmeler organizasyonu, üretim ve dağıtım süreçlerinde çalışacak akıllı robotlar, Ar-Ge, satış pazarlama ve yönetim süreçlerinde kullanılacak yapay zeka sistemleri ile bunların dış dünyayla bilgi alışverişlerini sağlayacak internet nesneleri ve tüm bu akıllı sistemlerin hep birlikte uyumla çalışmasını sağlayacak becerilere sahip tasarımcı, yazılımcı ve uygulayıcı uzmanlardan oluşan bir ekip ile başarabileceklerdir.

 

2020 yılında yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle iletişim halinde olacağı tahmin edilmektedir. Akıllı üretim sistemlerinin, akıllı şehir, ev, lojistik, şebeke, cihaz unsurlarının sosyal ağlar ve e-ticaret ağlarıyla birleşmesi sonucu veriler, hizmetler, nesneler ve bireylerin internet ortamını kullanarak kuracağı ekosistemdeki ağın önümüzdeki çeyrek asırda küresel ticaret hacminin yaklaşık yüzde 46’sını etkileyeceği öngörülmektedir. Endüstri 4.0 dönüşümüyle dört önemli kategoride gelişme kaydedilmesi beklenmektedir: Bunlar verimlilik, büyüme, yatırım ve istihdam olarak sıralanabilir.

 

Türkiye açısından ise endüstri 4.0 yaklaşımı, üretim ekonomisinde rekabet gücü, sürdürülebilirlik, katma değeri yüksek ürün ve hizmet üretmek anlamına gelmekte ve üretim sektörlerinin verimlilik artışının %4-7 arasında olacağı tahmin edilmektedir. Türkiye’nin endüstri devrimleri arasındaki konumunu tespit etmek ve atılması gereken adımları belirlemek amacıyla 2016 yılında TÜBİTAK’ın yapmış olduğu çalışma, sanayimizin dijital olgunluk seviyesinin Endüstri 2.0 ile Endüstri 3.0 arasında olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda Türkiye’nin Endüstri 4.0 (d)evrimini yakalaması ve öncü ülkeler arasında yer alması için; tüm sanayi şirketlerinin dijital teknolojilere erişiminin kolaylaştırılması, dijital sanayi platformlarının oluşturulması, akıllı endüstrinin yaygınlaşması için uygun çözümlerin sunulması ve tüm paydaşların ortak bir ülke planı ve hedefi çevresinde odaklanarak çalışması gerekmektedir.

 

Endüstri 4.0’ı tetikleyen teknolojiler: Nesnelerin İnterneti, büyük veri analitiği, yapay zeka ve makine öğrenmesi, akıllı ve insanla beraber çalışabilen robotlar, bulut bilişim, yatay ve dikey yazılım bütünleşmesi, benzetim (simülasyon), artırılmış gerçeklik, 3 boyutlu yazılım (katmanlı üretim), siber güvenlik teknolojileri olarak sıralanmaktadır.

Mevcut sisteminizi Ağ ve Veri Güvenliği kurallarına göre inceliyor, sisteminizdeki açıkları ve/veya olması gereken önlemleri birlikte kararlaştırıyoruz. Penetrasyon testinden ISO27001 standartlarına kadar bir çok güvenlik konusunda yanınızdayız.

 

Ağ ve veri merkezi altyapısından trafik, bant genişliği, yapılandırma ve ötesine kadar ağ performansının her yönünü yönetmenize yardımcı oluyoruz.

İyi bir Kurumsal Kaynak Planlama (ERP) sistemi, müşterilerinize daha iyi ve daha hızlı hizmet sunmanızı sağlayarak, kurumsal başarının anahtarını sunuyor. Bir müşteri, satış ekibiyle temasa geçerek bir ürün talep ettiğinde, bu ürünün envanter, üretim planlama ve tedarikçi genelinde varlığının kolayca sorgulanabilmesi, satışın gerçekleşmesi ve uzun vadede şirketin büyümesi açısından hayati önem taşıyor. Satış, finans, İK ve diğer kritik iş birimlerinin iş verilerini aynı merkez üzerinden takip edebilmeleri, şirketin organizasyonel yapısının sağlıklı ve başarılı bir şekilde yürütülmesini sağlıyor.

Finansal Uygulamalar
Finansal uygulamalar, şirket içindeki karmaşık finansal yapılanmaları daha sade ve yönetilebilir hale getiriyor. ERP sayesinde finans süreçlerinin verimliliği artıyor, alınan raporlarla kurum içindeki karar mekanizmaları çok daha isabetli adımlar atabiliyor. Finansal uygulamaların yasal zorunluluklara paralel kurulması ve geliştirilmesi yanında, yönetsel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması, günlük düzende yürütülen işlerin otomatik hale getirilmesi ve tüm bunların güvenli bir mali kayıt sistemi içinde yürütülmesi şirketinize sağlanan katma değerler arasında yer alıyor.

Netfit Danışmanlık mali muhasebe, maliyet muhasebesi ve kontrol, yatırım yönetimi, finansal tedarik zinciri yönetimi ve IFRS uygulamaları alanlarında imza attıkları pek çok başarılı projenin deneyimiyle şirketinize değer katmaya hazır!

Satınalma, Stok ve Kalite Yönetimi
Müşterilerinize sunduğunuz ürün veya hizmet her ne olursa olsun; süreçlerin sorunsuz işlemesi için satış ve stok arasında kusursuz bir uyum olması gerekiyor. Kurum genelinde etkin bir ERP altyapısı için satınalma yönetimi, depo ve stok yönetimi, kalite kontrol, EXIM ithalat uygulaması ve taahhüt sektörü taşeron hakediş uygulamaları vazgeçilmezler arasında yer alıyor.

Bu uygulamaların Türkiye’deki yasal düzenlemelere ve mevzuatlara uygun olarak yerelleştirilmiş sürümlerini kullanmak, hiçbir satış fırsatını kaçırmamanızı sağlıyor.

Üretim Planlama ve Proje Sistemleri
Büyüme hedeflerini gerçeğe taşıyacak başarılı bir satışın serüveni; üretim planlama aşamasında başlar. Tedarik zinciri kapsamında yer alan üretim planlama ve kontrol, bakım onarım ve proje sistemlerini hayata geçiriyor. Kesikli üretim, proses tipi üretim ve seri üretimi destekleyecek yapıda olan Üretim Planlama (PP) modülü, zengin planlama seçenekleriyle de farklı kırılımlarda satış ve operasyon planlaması yapılmasına olanak tanıyor. Üretim planlama ve proje sistemleri takımı ayrıca bakım onarım ve servis yönetiminin yanı sıra, taahhüt sektörü için özel proje takip uygulaması ve teklif hazırlık uygulamasının da entegrasyonunu yapabiliyor.

Satış ve Dağıtım
Yaptığınız her türlü yatırımın geri dönüşünü almanın ana yolu gelirleri artırmaktır. Gelirleriniz ise yaptığınız satış ve pazarlama faaliyetlerine bağlıdır. Bu nedenle ERP’nin Satış Dağıtım Modülü (SD), ERP’nin büyümeye odaklı sonuçlar vermesinde hayati önem taşıyor. Sipariş süreçlerinin iyileştirilmesi ve daha zengin seçenekler sunulabilmesi, fiyatlandırma aşamasında sağlanacak kolaylıklar ve dağıtım adımlarının takip edilmesi bu çözüm sayesinde tümüyle dijital, merkezi ve kolay yönetilebilir bir yapıya taşınıyor. Satış ekipleri tedarik ve üretim planlamayla daha koordine çalışıyor, stok durumlarından haberdar oluyor ve müşterinin beklentisi en iyi şekilde karşılanıyor.

Size Özel Çözümler İçin

Hazır çözümler sizin için yeterli değil mi? Netfit Danışmanlık’ın uygulama geliştirme ekibi, sektör lideri uygulamaları sizin beklenti ve ihtiyaçlarınıza uygun biçimde geliştiriyor ve süreçlerinizde en iyi verimliliği sağlayacak şekilde uyarlıyor. En güçlü yazılım geliştirme araçları ABAP, Web Dynpro ABAP, BSP, Workflow, Java, .Net, C# ve HTML5 sayesinde kullandığınız tüm uygulamalar size özgü ihtiyaçları karşılayacak hale geliyor.

B2B Nedir?

B2B, İngilizcesi “Business to Business” ın baş harflerini ifade ediyor. B2B nedir diye özetlediğimizde, kısaca bir firmadan diğer bir firmaya yapılan e-ticaret iş modelidir diyebiliriz. Nitekim B2B, ülkemiz işletmelerinin yakından tanıdığı bir ticaret modelidir. Firmalar,  tedarikçileri, bayileri ve müşterileri ile B2B yazılım çözümleri üzerinden iş süreçlerini anlık ve etkin şekilde yönetebilmektedir.

Burada firmalar, eko-sistemlerinde yer alan tüm diğer işletmeler ile web sitesi üzerinden ticaretlerini yapmaktadır. Bir de global çapta firmaların katıldığı, binlerce veya milyonlarca ürün çeşidinin bir arada olarak, alınıp-satıldığı B2B Portalları vardır.

Buralarda, yerel veya global çapta satıcı firmalar ile alıcı firmalar, web sitesi üzerinden B2B e-ticaret platformu üzerinde buluşmaktadırlar. Bu platformlar, satılmak istenen ürünlerin veya hizmetlerin online olarak sergilendiği yerlerdir.

Buradan, ürünler ve hizmetlerle ilgili fiyat sunma, teklif alıp-verme gibi işlemler gerçekleşmektedir. Alıcılar da, satıcılar da teklif edilen ürünleri ve fiyatlarını karşılıklı değerlendirme fırsatı yakalamaktadırlar.

B2B’nin Sağladığı Avantajlar Nelerdir?

Bilindiği üzere online bir erişim sağlayan B2B, firmaların 7/24 online ortamda birbirlerine ulaşılabilir olmalarına imkan sağlamaktadır. Firmalar, mesai saati bitimi veya tatil gibi tüm süreçlerden etkilenmeden, günün her saatinde ticaretlerine devam etmektedirler. Bir diğer konuda, internet sayesinden, dünyanın herhangi bir noktasındaki firmaya ulaşılabilirlik ve dijital ortamda alış-veriş yapılması artık çok kolay olmaktadır. Tüm firmalar, online ortamda, büyük bir pazar yeri mantığı ile ürün ve hizmetlerini sergilemeyi sürdürmektedirler. Tabi bu arada, online ortamdaki multimedya imkanları da, B2B ticaretin olmazsa olmazları arasına girerek, önünü açmaya devam etmektedir. İşletmelerin ürün ve hizmetlerine yönelik, tanıtım videolarını, broşürlerini, fotoğraflarını, online ortama yüklemesi ve karşı taraftaki firmanın da bunları inceleyerek, karar verme süreçleri gerçekleşmektedir. B2B nedir konulu bu yazımızda, işletmelerin hayatına giren e-ticaret sürecinin, gelecekte de etkisini arttırarak süreceğini ifade etmeyi isteriz. Zira, B2B yapan işletmelerin satışlarında ve dolayısıyla karlarında artışlar daima olacaktır. Firmalar, iç ve dış pazarlara ulaşılabilirlikleri sayesinde, hem pazarını çeşitlendirecek, hem de pazar paylarını artıracaktır. Talepler açısından zaman sınırının ortadan kalkmasıyla da, büyük bir avantaj sağlayacaklardır. Global pazarlarda yer almak da firmalara, yeni deneyimleri edinmelerine fırsatlar sunacaktır.

B2B’de Yerinizi Alın

Özetle, müşterisi bireyler değil; kurumlar olan, diğer bir değişle “kurumdan kuruma” satış yapan şirketlerin yeni pazarlara açılıp yeni müşteriler edinebilecekleri B2B e-Ticaret sistemi alt yapısını,  yazılım firmaları tarafından kısa sürede oluşturulmaktadır.

İş hayatı dijitalleşmeye dönüşürken ve ticaret hayatı internetten gerçekleşirken, bu süreçte internet ekonomisinden daha fazla pay almak için geç kalmamak gerekiyor.

Kısaca B2B e-Ticaret yönetimi sayesinde; satış temsilcinizin mesaisi bitse de satış yapmaya devam edebileceğiniz, herhangi bir şehirde / ülkede bayiniz olmasa bile orada satış yapabileceğiniz bir kanala sahip olmaktasınız. Üstelik de B2B altyapısından; hem siparişlerinizi, hem ödemelerinizi alabilecek, hem toplu duyurular yapabilecek, hem de müşteri hesaplarınızı takip edebileceksiniz. Böylelikle, yatırımınızın geri dönüşünü çok daha hızlı almaya başlayabilirsiniz.

Bilişim Teknolojileri Danışmanlığı ile öncelikle süreçleriniz analiz edilir ve sonra da günümüz yazılım teknolojilerini kullanarak, tekrarlı  işleri azaltarak maliyetleri düşürecek, nasıl bir yapılanma kurulabileceği konusunda gelişim yol haritası oluşturulur. Hedef, ölçülebilen ve karşılaştırılabilen verilerle doğru stratejiler belirlemek ve doğru kararlar alabilmeyi sağlamaktır.

Günümüz teknoloji çağında, hayatımızın büyük bir kısmını elektronik ortamlarda yansıtmaya ve yaşamaya başlamış durumdayız. Yalnızca biz bireyler değil! Devletler, kamu kurumları, sosyal platformlar, kobiler, irili ufaklı tüm özel şirketler de biz tüketicilere veya diğer şirket ve kurumlara sunmuş oldukları hizmet ve ürünler ile iletişimlerini sanal ortamlar üzerinden gerçekleştirmeye başladılar.

Sanal alem, siber alem gibi kavramlarla anlattığımız bu dünya üzerinde artık sanal ve gerçek mal varlıklarımızla üretmiş olduğumuz verilerle ve yaşantımızla yer alıyor. Diğer insanlarla kurduğumuz iletişiminin büyük bir kısmını elektronik ortamlarda gerçekleştiriyoruz. Bahsetmiş olduğumuz tüm bu sanal yaşam içerisinde siber saldırganlara karşı kendimizi ve kurumlarımızı korumak zorundayız. Bu noktada karşımıza “Siber Güvenlik” tanımı çıkıyor.

Siber kelimesi ise altyapısı bilişim sistemleri olan ağlara verilen addır. Genelde sanal gerçeklik şeklinde de tanımlanabilir. Kısaca Siber Güvenlik, alt yapısı bilişim sistemleri olan siber ağlar üzerinde yaşanan hayatın güvenliğinin sağlanması, bütünlüğünün ve gizliliğinin korunmasıdır.

Bilgi güvenliği ve siber güvenlik çoğu zaman birbirleri yerine kullanılan ancak birbirlerinden farklı olgulardır. Bilgi güvenliği bilginin bütünlüğünün, güvenliğinin ve gizliliğinin korunması olarak tanımlanır ve ISO 27001, ITIL, COBIT gibi global çapta kabul görmüş standartlarla sınırları çizilmiştir. Ancak alt yapısı bilişim sistemleri olan bilgi güvenliğini de kapsayan çok daha geniş bir kavramdır.

Kurumların, kobilerin veya şirketlerin siber saldırılara karşı korunması için gerekli adımlar;

  1. Güvenlik zafiyetlerine karşı sistemlerini taramak ve güncel tutmak.
  2. Firma yöneticilerinin ve çalışanlarının siber güvenlik farkındalık programları ile bilinç düzeylerinin artırılması
  3. Siber saldırıların ortaya çıkartabileceği zararların ön görülmesi ve simülasyonlarla test edilmesi.
  4. Bilgi güvenliğinin kurumun önemli bir parçası olduğunu düşünerek tüm iş süreçlerine entegre edilmesi hatta uluslararası denetlenebilir standartlara uyulması
  5. Bilgi güvenliği politikalarının yöneticiler de dahil olmak üzere hiç kimseye istinayi bir durum olmadan uygulanabilmesi
  6. Veri hırsızlığına karşı kontrol mekanizmaları geliştirmek, log sistemleri tutmak ve ağ güvenliğinin sağlanması.
  7. Olası siber saldırılara veyahut siber suçlara karşı kurum genelinde aktif olarak firewall, ips, ids gibi güvenlik ürünlerinin konumlandırılarak kurum işleyişine göre optimize edilmesi
  8. Kurumun networkü (ağı) üzerindeki her türlü aktiviteyi kayıt altına almak, anlık veya bir yıllık olarak geçmişe doğru izlenebilmesi.
  9. Veri hırsızlığı ve bilgi güvenliği ihlal olaylarına karşı kontrol mekanizmaları oluşturulması
  10. Hem ofis hem de uzak çalışanlar için şifreli iletişim kanalları olan VPN, PROXY gibi güvenli iletişim kanalları kurulması ve çalışanların bu iletişim kanallarını kullanması

Kurumlarda siber güvenliği sağlamak kuruluş ve kullanıcıların varlıklarını korumak amacıyla kullanılan araçlar, politikalar, güvenlik kavramları, güvenlik teminatları, kılavuzlar, risk yönetimi yaklaşımları, faaliyetler, eğitimler, en iyi uygulamalar ve teknolojilerin bütününü kapsamaktadır.

Kurum, kuruluş ve kullanıcıların varlıkları, bilgi işlem donanımlarını, personeli, altyapıları, uygulamaları, hizmetleri, telekomünikasyon sistemlerini ve siber ortamda iletilen ve/veya saklanan bilgilerin tümünü kapsamaktadır. Siber güvenlik, kurum, kuruluş ve kullanıcıların varlıklarına ait güvenlik özelliklerinin siber ortamda bulunan güvenlik risklerine karşı koyabilecek şekilde oluşturulmasını ve idame edilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Siber güvenliğin temel hedefleri erişilebilirlik, bütünlük ve gizliliktir. (ITU – T X.1205 sayılı Tavsiye Kararında yer alan ve uluslararası alanda kabul gören tanımdır. BTK)